Leyla İnanır Güzellik Merkezi

Sıkça Sorduğunuz Soruların Cevabı

pattern_1.png

Ultrakavitasyon sistemi, bölgesel yağlanma ve selulit ile ultrason yardımıyla savaşan, cerrahi olmayan bir yöntemdir. Cildin dış yüzeyine uygulanan yeni ultrasonun yayılması, yağ dokusundaki hücre sıvısında ani ve yüksek basınç değişikliklerine neden olur. Bununla birlikte oluşan köpüklenme önce genişleme, sonra patlama yaratır. Kavitasyon denilen bu etki; yağı sıvılaştırıp hücrelerin duvarlarını tahrip ederek depo yağların yapısını bozar. Bu dokudaki yağ hücreleri ve açığa çıkan yağ asitleri parçalanarak, lenf yolları sayesinde buralardan uzaklaştırılmaya çalışılır. Serbestleşen bu yağlar, adalelerde yakılarak ya da üriner sistem ve karaciğer yoluyla vücuttan dışarı atılırlar. Biz bu teknolojiyi önceden tecrübe sahibi olduğumuz hipoosmolar lipotomi yöntemiyle beraber kullanarak bahsedilen etkili sonuçları alıyoruz. Zaten tavsiye edilen ve bilimsel olarak da ispatlanmış gerçek etki mekanizması da bu metot ile elde edilmekte incelmeyi sağlamaktadır.

 

 

Buz Lazer, epilasyon ve lazer epilasyon uygulamalarının içerisinde en acısız, en hızlı ve en son teknoloji ürünüdür. 808nm dalga boyunda bir diode lazer teknolojisiyle çalışır. Lazer epilasyon 2009 yılında Ütüleme Epilasyon teknolojisi sayesinde acısız bir hale getirilmiştir ve artık acı yok, çünkü artık ICE lazer cihazlarının başlığı Buz, işte Buz Lazer ismi de buradan geliyor. Artık seans süreleri yarı yarıya kısaldı çünkü artık ICE lazer cihazlarının tedavi başlık uçları çok daha geniş ve büyük işte bu yüzden, Buz Lazer çok daha hızlı. Buz Lazer teknolojisiyle keyifli ve konforlu aynı zamanda çok kısa süren seanslarıyla uygulama yaptırabilirsiniz.

 

 

Kuru, ince veya olgun cilt, kırık kılcal damarlara daha duyarlıdır. Bu kılcal duvarlar zayıflamış, elastikiyetini kaybetmiş ve cilt yüzeyinde görünür hale gelmiştir.

Aşındırıcı cilt bakımı, kafein, baharatlı yiyecekler, alkol, kuvvetli masajlar, sauna ve agresif hava koşulları bu durumu tetikleyebilir.
Yalnızca cilde dost veya cilde özdeş ürünler kullanın. Bu ürünler kızarıklığı azaltmak ve cildi sakinleştirmek için At kestanesi özleri içermelidir. 
Önerilen ürünler: Dr. Baumann Hassas Krem ve Dr. Baumann At Kestanesi Ampulü

Açıktır ki etkili bir koruyucu krem ​​ve güneş kremi kullanılmalıdır.
Aloe Vera içeren yatıştırıcı maskelerin yanı sıra at kestanesi ampulü ile kokteyileştirilmiş Lipozom maskesi önerilir.
Önerilen ürünler: Dr. Baumann Ampuller ve Dr. Baumann Yüz Maskeleri

Lazer, bu kılcal damarları kapatmak için bir seçenek olabilir. 10 gün ila 2 hafta kızarıklık ve kabuk oluşumuna hazır olun.
Ancak sonuçlar çok iyi. Kırık kılcal damarların (Cuperose) yukarıda belirtilen nedenlerinden mümkün olduğunca kaçının

Bu lekeler koku, aşırı güneş, hormonal dengesizlikler ve doğum kontrolü, yara izi veya menopoz ilaçlarından kaynaklanabilir. Hiper pigmentasyonu önlemek için güneşe çıkarken cildinizi korumalısınız. Günün en sıcak zamanlarından kaçının. Daha fazla hiper pigmentasyonu tetikleyebileceğinden, renklendiriciler, koku, alkol ve herhangi bir aşındırıcı temizleyici veya ovalama gibi hiper pigmentasyona neden olabilecek ürünlerden kaçının.

Beyazlatıcı krem ​​ve Güneş Ürünleri yavaş yavaş cildi aydınlatmaya yardımcı olacaktır. 
Önerilen ürünler: Dr. Baumann Ağartma Kremi

Kimyasal ağartma ürünlerinden her zaman kaçının !!!
Hafif meyve Asit kabukları (%30′ a kadar) koyu lekelerin giderilmesine yardımcı olacaktır. Dr. Baumann AHA Peeling Sonrası Lazer de bir seçenektir, ancak en az iki haftalık bir süre boyunca iyileşmeye hazır olun.

Düzensiz bir cilt tonu akne (iltihap), cilt bakım ürünlerindeki sert kimyasallar veya egzama, Sedef hastalığı, Rosacea’ nın bir sonucu olabilir. 4 ile 6 Uygulamalardan oluşan hafif bir %30 AHA kursu, yeniden canlanmaya ve daha eşit bir cilt tonu oluşturmaya yardımcı olur. E ve C Vitamini cilt tonunun eşitlenmesine, serbest radikallerin oluşturduğu hasarı azaltmaya ve cildin genel dokusunu iyileştirmeye yardımcı olur. 

Önerilen ürünler: Dr. Baumann Multiaktif Lipozomlar

A Vitamini, cilt yüzeyini oraya ulaştığında iyileştirmeye yardımcı olacak yeni hücrelerin oluşumunu teşvik edecektir.

Önerilen ürünler: Dr. Baumann Vitamin A Ampul

Sivilceye hormonal dengesizlikler, yanlış ürünler yani mineral yağlı ürünler, komedojenik olmaları ve cildin sağlıklı bir şekilde çalışmasını engellemelerinden kaynaklanır. Akne ayrıca sebum ve bakterilerin etkileşiminin bir sonucu olabilir.

Akne şiddetliyse bir dermatoloğa gitmeniz gerekir. Kan testleri, vücuttaki hormon aktivitesini belirlemede yardımcı olur.
Şiddetli akne, en iyi sonuçları elde etmek için iyi bir güzellik terapisti / Cilt uzmanı ile birlikte çalışan bir dermatoloğun ilgisine ihtiyaç duyar. Her durumda, güzellik salonunuzda / SPA’ nızda gerçekleştirilen aylık derinlemesine temizlik ve ekstraksiyon anahtardır ve düzenli bir derin temizlik maskesi uygulaması çok önemlidir.

Kaolin toprağı içeren bir maske ciltteki kirleri gidermeye yardımcı olacaktır. 
Önerilen ürünler: Dr. Baumann Krem Maskeleri
Aloe Vera, bir maske veya ampul içinde tahriş olmuş cildi yatıştırır ve yatıştırır. 
Önerilen ürünler: Dr. Baumann Aloe Vera Maske
Lipozom MultiActive Manuka, Çay Ağacı ve Lavanta cilt üzerinde anti bakteriyel etkiye sahip olacaktır.

Temizleyiciler tercihen hafif tensitli jeller olmalı ve topikal Uygulamalar iyileştirici Çinko ve Vitamin E içermelidir.
Önerilen ürünlerDr. Baumann Zinc Cream Dr. Baumann Aktif Bakım Kremi

Enfekte bölgeyi son derece temiz tutun ve enfekte bölgeye yıkanmamış ellerle gereksiz yere dokunmaktan kaçının. Güneş Ürünleri, cilt tahrişlerini veya alerjileri önlemek için mineral yağlar veya kimyasal koruyucular ve kimyasal güneş kremleri içermemelidir.
Önerilen ürünler: Dr. Baumann Güneş Bakımı

Kuru cildi tedavi etmek için öncelikle sebebin anlaşılması gerekir. Kuru cilde yol açabilecek birçok iç ve dış koşul vardır.

Bu koşullar şunları içerir:


İlaç
Grip ve diğer hastalıklar
Yeterli su içmeme
Çevresel faktörler
Radyatörler
Sigara İçme
Kafein
Yanlış cilt bakım ürünleri
Saunalar
Aşırı güneşe maruz kalma ve diğer agresif hava koşulları.

Açıkçası, günde en az 8 bardak su içmek ve yukarıda listelenen kuru cilt nedenlerinden mümkün olduğunca kaçınmak veya bunları azaltmak önemlidir.

Önemli bir konu doğru cilt bakımıdır. Öncelikle, yalnızca tamamen cilde uyumlu veya cilde özdeş bileşenler içeren ürünlerin kullanılması önemlidir. Bu, bu bileşenlerin cildinizde doğal olarak bulunan bileşenlere benzer veya aynı olması gerektiği anlamına gelir.
Yanlış ürünlerin kuruluğa, tahrişe ve hatta alerjiye neden olduğunu ve bundan kaçınılması gerektiğini unutmayın.

Sebum tabakasını güçlendirerek dış koruma sağlamak için cilde dost bir krem ​​uygulanmalıdır. Kremlerin işlevi yalnızca cildi çevreden korumaktır. Lipozomlar veya Seramidler içermediği sürece cilde nüfuz edemez.
Önerilen ürünler: Dr. Baumann Liposome Multiactive Ceramid

Cilde derinlemesine nemlendirme ve tedavi sağlamak için Lipozomlar kullanmalısınız ve Lipozomların en gelişmiş şekli Çok Katmanlı Lipozomlardır. Deriye, yeni hücrelerin doğduğu bazal tabakaya kadar nüfuz edebilirler. Bu Çok Katmanlı Lipozomlar cildin tüm kısımlarına gerekli nem ve vitaminleri getirebilir ve hatta hasarlı hücreleri onarabilir. Dolayısıyla, tüm cilt katmanlarının tam olarak işlenmesini sağlamak istiyorsa, Çok Katmanlı Lipozomlar tek cevaptır. Yukarıda belirtilen tüm sorunlara yanıt verirseniz ve vücudunuzu / cildinizi tedavi etme şeklinizi değiştirirseniz, susuz kalmış cildinizi önemli ölçüde iyileştirirsiniz.

Nemsiz bir cildin belirtileri şunlardır:

Gergin, rahatsız edici bir cilt
Genellikle tahriş olur
Ürünleri uygularken pullar ve yanıklar.
Daha az hızlı iyileşme yeteneği vardır.

Göz altındaki koyu halkalara birçok faktör, uykusuzluk, kalıtsal faktörler, yaş, sağlık sorunları (böbrekler) alerjileri neden olur.
Burun konjestiyonu. Göz çevresindeki cilt çok ince olduğundan, göz bölgesini sert cilt bakımına, çevresel hasara ve tabii ki cildi daha da incelten yaşlanma sürecine karşı son derece savunmasız hale getirir.

Kozmetik açıdan, kalıtsal veya sağlık sorunları cilt bakım ürünleri ile tedavi edilemez. Bu durumlarda sopayla veya kamuflaj ürünleri şarttır. Önerilen ürünler: Dr. Baumann Kapatıcı Çubuk ve Dr. Baumann Kamuflajı

Elementlere karşı koruma çok önemlidir, bu nedenle bir göz kremi kullanmak çok önemlidir. Önemli olan, göz kreminin yalnızca cilt dostu veya cilde özdeş bileşenler içermesidir. Önerilen ürünler: Dr. Baumann SkinIdent Göz Kremi

Kimyasal koruyucular, renklendiriciler, kokular, kimyasal güneş kremleri veya mineral yağlar gibi herhangi bir yabancı içerik, tahrişe neden olduklarından durumunuzu yalnızca kötüleştirebilir ve bu da alerjilere ve koyu halkalara yol açabilir.

Soğutucu bir göz jeli, göz bölgesini rahatlatır ve uyku eksikliğinden kaynaklanan gölgeleri en aza indirir, ancak kozmetik ürünler alanında hiçbir şey koyu gölgeleri ortadan kaldıramaz. Önerilen ürünler: Dr. Baumann Göz Jeli

Kozmetik ürünlerdeki cildin daha derin katmanlarını tedavi edebilen tek bileşen çok katmanlı Lipozomlar ve Nanozomlardır. Bu yüzden cildi yüzey seviyesinin ötesinde tedavi etmek için Çok Katmanlı Lipozomlar bir zorunluluktur. Yapıları hücre zarlarının belirli bileşenleri ve hücreler arasındaki madde (harç benzeri) ile tamamen aynı olduğu için cilt tarafından kolayca kabul edilirler.

Dış görünümün kendisiyle uyumlu veya özdeş olarak tanımadığı öğeleri reddettiğini unutmayın.

Çok Katmanlı Lipozomlar ve Nanozomlar tüm epidermisi tedavi etmek için kullanılabilir ve Nanozomlar aslında dermisi tedavi etmek için de kullanılabilir.
Önerilen ürünler: Dr. Baumann Lipozomlar Çok katmanlı lipozom

kullandığınızda , cilt bakımı rejiminizdeki diğer ürünlerin renklendirici , koku , mineral yağ , kimyasal koruyucu , kimyasal güneş kremi ve bu istenmeyen parçaların bir parçası olarak hayvan türevleri içermediğinden emin olun. Multi layer Lipozomlar ile elementler cilde taşınabilir ve cilde zarar verir. Tüm cilt bakımınız yukarıda belirtilen olumsuz unsurlardan arınmış olmalıdır. 
Önerilen ürünler: Dr. Baumann Ürünleri

Yalnızca cilde uyumlu veya cilde Özdeş bileşenler içeren ürünler. 

Ürünlerde olmaması gerekenler:

Koku
Renklendiriciler
Madeni Yağlar
Hayvan Türevleri
Kimyasal Güneş

Cilt, ürünlerle tamamen rahat hissetmelidir.

Kozmetik şirketleri tarafından pek çok şey “doğal” olarak çıkarılıyor, ancak aslında doğal olan her şey iyi değil, basit bir örnek tütün. Cilt bakım ürünlerinde kriterler, yalnızca cilde uyumlu bileşenler içeren sağlıklı ve güvenli ürünler olmalıdır. Aynı. Ürünler tamamen cilde özdeşse veya cilt uyumluysa, bileşenlerin doğal olması veya cilt uyumluluğunu sağlamak için laboratuvarda üretilmiş olması önemli değildir.

 

 

Şunları içeren ürünler:

Kimyasal koruyucular 
Koku Renklendiriciler 
Mineral yağlar 
Hayvansal türevler 
Kimyasal güneş kremleri

Hayır, ille de daha iyi olmaları gerekmez. Yine sadece ilgili kriterlere bakmak gerekli: Tüm ürünler cilt dostu, cilt uyumlu veya cilt özdeş olmalı. 

Fragrance, Parfüm
Renklendiriciler
Mineral yağlar
Hayvan türevleri
Kimyasal güneş kremleri
olmamalı.

Kabuk soyma, kalın, sert bir tabakası olan kişilere tavsiye edilir.
Cildi güneşte
olan kişiler Akne izi olan
kişiler Çizgiler ve kırışıklıkları olan
kişiler Yüzlerinde koyu lekeler olan kişiler (hiper pigmantasyon)

Bir cilt analizi yaptırdığınızdan ve bir dermatologdan veya güzellik terapistinizden kabuğun neyi başaracağı konusunda uzman tavsiyesi aldığınızdan emin olun.

Sorulacak sorular:


Kontrendikasyonlar nelerdir?
İşlem ne kadar sürer?
İyileşme aşaması dahil olmak üzere tedavi boyunca cildinizin görünümü
Hangi sonuçları bekleyebilirsiniz
İstenilen sonuca ulaşmak için kaç seans gerekir?

Ben şahsen %10 ile başlayan ve %30′ a kadar giden bir AHA (meyve Asidi kabuğu) kursuna gitmeyi seçerdim. Daha uzun sürebilir ancak cildi soymak için daha az radikal bir yaklaşımdır. Kabuklar hakkındaki bilgilere bakın .

Sonunda ne yapmayı seçerseniz seçin, kimyasal içermeyen, kokusuzrenklendirici içermeyen güneş koruma ürünleri kullandığınızdan emin olmalısınız çünkü cildiniz güneşe maruz kalmaya karşı çok hassas olacaktır. Kışın bile güneşten korunma ürünleri kullanılmalıdır.
Önerilen ürünler: Dr. Baumann Güneş Ürünleri Hücre yenilenmesine ve serbest radikal hasarından korunmaya yardımcı olmak için Vitamin A, E ve C (Dr. Baumann Ampuller & SkinIdent Ampuller) ile Lipozomlar (Dr. Baumann Lipozomlar) ve seramidler (SkinIdent Ceramid Kremler) kullanın cildi nemlendirmek ve çevresel hasarlardan daha fazla koruma sağlamak için.

Şunları içeren Cilt Bakımından kaçının:

Koku
Renklendiriciler
Mineral yağlar
Hayvan türevleri
Kimyasal güneş kremleri

Evet öyleler ve her ne pahasına olursa olsun kaçınılmalıdır.
Cilt bakım ürünlerinde mineral yağların kullanılması cildinizin doğal sebum üretimi ile yavaşlamasına neden olurken, mineral yağ cildi cilt yüzeyinde yeterli sebum olduğuna inanmaya ikna eder.

Mineral yağlar, cildin atık ürünlerden kurtulma ve nefes alma gibi doğal işlevlerini engeller. Bu süreçler bozulursa cildin genel fonksiyonları ve sağlığı bozulur. Madeni yağlar aslında bir petrol türevidir ve sağlıklı oldukları için değil ucuz oldukları için kozmetik ürünlerde kullanılırlar!

Alternatif nedir?

Macadamia cevizi, Susam yağı, Zeytinyağı, hurma yağı ve Shea Yağı gibi bitkisel yağlar

Evet, en başından itibaren güvenli ve sağlıklı cilt bakımı ile başlamak istediğiniz gibi.
Bebeğinizin cildiyle uyumlu olmayan veya aynı olmayan içerikler hassasiyetlere ve hatta alerjilere neden olacaktır. Bazı durumlarda bileşenlerin Endocrinal Sistemde dengesizliklere neden olduğu ve hormonal dengesizliklere yol açtığı bile gösterilmiştir.

Şunları içermeyen bebek ürünlerinin kullanılması
zorunludur:
Koku
Renklendiriciler
Mineral yağlar
Hayvansal türevler
Kimyasal güneş kremleri

Yalnızca cilt uyumlu veya cilt ile aynı olan ürünleri kullanın.

Evde sahip olduğunuz her bebek ürününün içeriğini kontrol edin.
Malzemeler ürünlerin arkasında listelenmiştir.

Git Bileşenleri Sözlüğü her madde analiz etmek
de bak ürününüzü analiz
Bu bebeğinizin losyonu, vücut kremi veya banyo yağı içinde tam olarak ne olduğunu size gösterecektir.
Ürünlerinizi analiz ettikten sonra Dr. Baumann bebek ürünlerini okuyun. Cilde uyumludurlar ve bu nedenle bebeğinizin cildi için sağlıklı ve güvenlidirler. Bu ürünleri de analiz edin! Şaşıracaksın!

Yaşlanmayı geciktirici ürünler olarak satılan formüllerin çoğu, içerdikleri belirgin şekilde eskiyen bileşenler nedeniyle aslında yaşlanan ürünlerdir.

Cilt bakım ürünleri açısından ise çizgi ve kırışıklıklardan tamamen kurtulmak imkansızdır. Çizgileri ve kırışıklıkları büyük ölçüde düzeltebilir ve gelecekteki çizgilerin ve kırışıklıkların oluşmasını engelleyebilir.

Çoğu cilt hasarına (erken çizgiler ve kırışıklıklar dahil) beslenme, çevre ve cilt bakımı ve makyaj ürünlerindeki birçok bileşen neden olur. Daha genç görünen bir cilde kavuşmak için eğitimli seçimler yapılabilir. Doğru ürünlere, yani yalnızca cilt uyumlu (Dr. Baumann Ürünleri) veya cilde özdeş bileşenler içeren ürünlere bağlı olacaktır. (SkinIdent Ürünleri) Ürünleriniz

asla
 şunları içermemelidir:

Koku
Renklendiriciler
Mineral yağlar
Hayvansal türevler
Kimyasal güneş kremleri

Güneşten korunma ürünleri tüm yıl boyunca kullanılmalıdır. Dr. Baumann Güneş Ürünleri. Önerilen ürünler: Dr. Baumann Güneş Ürünleri

Çok Katmanlı Lipozomlar, cildinizin her bölgesine gerekli nem ve vitaminleri taşıyarak sağlıklı, daha genç görünen bir cilt sağlamaya yardımcı olur.

İnce çizgileri ve kırışıklıkları düzeltmeye yardımcı olmak için soyma yapılabilir. Yaklaşık 6 kabuktan oluşan bir AHA serisi öneriyorum.
Önerilen ürünler: Dr. Baumann Fruit Acid Peels

Güzellik Uzmanınız Skinolojistinizle bağlantıya gidin ve Uzmanlardan Reçete Alın
Skinolojistiniz size kişisel bir cilt analizi ve kişisel bir ürün tavsiyesi sunmaktadır.

Yine sadece sağlıklı / cilt dostu veya cilt özdeş bileşenlere sahip ürünleri kullanın. Kolayca ve ücretsiz olarak analiz yapmak için;

Ürün Analizi

Aşağıdaki bileşenleri içeren ürünlerden kaçının:

Koku
Renklendiriciler
Mineral yağlar
Hayvan türevleri
Kimyasal güneş kremleri

Ürünlerinizi analiz ederek kullandığınız her ürünü kontrol edin .

Size her zaman genç, sağlıklı, güzel bir cilt dilerim

Kalıcı makyaj, gerekli durumlarda özellikle kaş, göz ve dudak bölgesinde, epidermal mikropigmentasyon yöntemiyle, bitkisel kaynaklı organik boyaların estetik bir biçimde yerleştirilmesi işlemidir.

Özellikle hanımlar için makyaj dünyasında çok yönlü bir alternatif olarak, daha güzel ve daha doğal görünme olanağı sağlamaktadır.

Doğal Kalıcı makyaj Mikroenjeksiyon yöntemi ile deri altına doğal boyaların yerleştirilmesi işleminde kullanılan pigmentler, bitkisel kaynaklı organik boyalar olup, tüm dermatolojik alerji testlerinden geçirildikten sonra kullanımına izin verilmektedir. Kalıcı makyaj işleminde kullanılmak üzere özel olarak üretilmiş bu boyaların dışında var olan doğal kaynaklardan elde edilmeyen, inorganik boyaların kullanılması estetik ve alerjik açılardan istenmeyen sonuçlara yol açabilmektedir. Bu sebeple özellikle bu noktaya dikkat edilmesi gereklidir.

Kalıcı makyaj doğru ve kurallara uygun bir biçimde yapıldığı takdirde, kişinin deri yapısına göre, 2 ile 5 yıl arasında doğal şekil ve rengini koruyarak, yaptıran kişinin yaşamın her anında rahat, bakımlı ve güzel görünmesine çok ciddi katkılarda bulunduğu görülmüştür.

Kalıcı makyaj, uzun yıllar taşıyacağınız, sizi doğal şekil ve renkleriyle mutlu edecek, bakımlı ve sağlıklı görünmenizi, günlük yaşam içinde daha rahat hareket etmenizi sağlayacak bir işlemdir.

İyi bir sonuç almak için mutlaka kurallara uygun iyi bir uygulama gereklidir.

  1. Uygulama yapılacak ortamın hijyenik olması şarttır.
  2. Kalıcı makyaj uygulamasında tek kullanımlık kartuş ve malzemeler kullanılmalıdır. Bu işlem sırasında, hijyen ve sağlık kurallarına dikkat edilmez ise, tek kullanımlık malzemeler yerine aynı malzemeler birden çok kişiye kullanılır ise Hepatit B, Hepatit C ve HIV gibi çok tehlikeli enfeksiyonların size de bulaşma ihtimali vardır.
  3. Uygulama öncesi, uzman tarafından, mutlaka çizim yapılarak, şekil ve renk konusunda mutabakat sağlanmalıdır. Kalıcı makyaj işleminin belki de en kritik aşaması budur. Saç, cilt, göz rengi ve anatomik yapı göz önüne alınarak, yapılacak olan bir çizim sonrasındaki uygulama, başarılı bir sonucu garanti eder.
  4. Kalıcı makyaj uygulamasına başlamadan önce kullanılacak tüm cihaz, pigment ve diğer malzemeler tam ve hazır olarak bulundurulmalıdır.
  5. Uygulama yapılacak bölge topikal ya da lokal anestezi ile uyuşturulur.
  6. Uygulama yapılacak bölge dezenfekte edilerek, mikroplardan arındırılır.
  7. Kararlaştırılan renk karışımı, tek kullanımlık kartuşlar yardımıyla ve yapılan çizim esas alınarak epidermal bölgeye mikroenjeksiyon yöntemi ile uygulanır.
  8. Mikroenjeksiyon işlemi, ortalama 1 – 1,5 saat sürer. Burada uygulama yapan kişinin uzmanlık ve tecrübesi belirleyicidir.

Hijyenik bir ortamda, tecrübeli bir uzman tarafından yapılacak olan Kalıcı makyaj işlemi sırasında ve sonrasında herhangi bir komplikasyon görülme ihtimali çok nadirdir.

Renk ve şeklini sizin belirleyeceğiniz, doğal görünümlü bir kalıcı makyaj ile her koşulda güzel ve eşsiz görünme arzunuzu gerçekleştirebilir, güzelliğinizi ön plana çıkarabilirsiniz.

Doğal kalıcı makyaj sayesinde, makyaj yapmak için harcayacağınız değerli zamanınız size kalır.

Sabah yataktan kalktığınızda, havuzdan ya da duştan çıktığınızda, yemek sonrasında, spor yaptığınızda, sıcak havalarda terlediğinizde, kısacası her an ve her yerde makyajınız yerindedir.

Güzel yapılmış bir kaş, eyeliner ya da dudak kontürü sizi olduğunuzdan daha genç ve sağlıklı gösterir.

Her şartta doğal ve güzel görünümlü bir makyaja sahip olduğunu bilmek kişinin özgüvenini arttırır. Sonuçta iş ve sosyal yaşamda başarının gelmesi kaçınılmazdır.

İstediğiniz takdirde, kalıcı makyajın üzerine klasik kozmetik makyaj yapabilirsiniz. Ancak tüm o makyaj malzemeleri düşünüldüğünde, kalıcı makyaj kesinlikle daha ekonomik bir çözümdür.

Renk ve şekli, size ve isteklerinize uygun olan doğal kalıcı makyajla, iş ya da sosyal yaşamınızda doğal, güzel ve özgüveni yüksek bir hanım olmanın gurur ve rahatlığını sizde yaşayabilirsiniz.

Kalıcı Makyajın alerjik bir reaksiyonu yoktur. Çünkü kullanılan boyalar organiktir. Burada da devreye yine malzeme kalitesi giriyor. Kaliteli iğne ve makineyle asla alerjik ya da başka türlü bir reaksiyonla karşılaşmazsınız. Ebetteki bilinçli ve işinin ehli olan bir uzmanı bulmanız gerekiyor. Şuna da dikkat etmelisiniz ki başkasına kullanılan iğne size kullanılmamalı. İğne kişiye özel açılmalıdır. Unutmayın ki geçerli bir mazereti yoksa gereğinden düşük bir fiyatla kalıcı makyaj yapanlar asla kaliteli malzeme kullanamazlar.

 

 

Kalıcı makyaj bölge uyuşturulmadan yapılmamalıdır. Çünkü eğer uyuşturulmazsa canınızı yakacak bir işlemdir, ayrıca tabi ki iyi uyuşturulmaz ise canınızı yakar. Uyuşturmak için kullanılan kremler, sıvılar ve jeller vardır. Her birinin kullanımı ve etkisi farklı olduğundan uygulama yapılacak bölgeye ve işleme göre uyuşturma şekli uzmanınız tarafından seçilir. Açık bölgeler ile kapalı cilt arasında uyuşturma yöntemleri farklıdır. Emla sadece kapalı cilt üstünde etki eder fakat ilk aşama için yeterlidir. Uyuşturmak için 2 kademe işlem yapılır. Aksi takdirde canınız yanar ve bu yüzden kendinizi kastığınızda iyi bir kalıcı makyaja sahip olamazsınız.

Kalıcı makyaj ihtiyaç duyan herkese uygulanabilir. Özellikle makyaj yapmaya vakit bulamayan aktif hanımlar, sporcular, sanatçılar ya da kontakt lens kullanan kişiler kalıcı makyaja daha fazla ihtiyaç duyarlar.

Örneğin sarışın ve beyaz tenli bir insanın kirpikleri, kaşları silik görünümdedir. Yüzündeki tüm renklerin birbirine yakın tonlarda olması ona soluk bir ifade verir. Bu soluk ve solgun görünümü yok etmek ve ifadeyi belirginleştirmek için, günlük yaşamda göz kalemi veya eyeliner, kaşlara hafif bir kaş kalemi ve dudaklara ince bir kontur çizilmesi gerekir. Ve tüm bunlar gün boyunca en az bir-iki kere tazelenir.

Kalıcı makyaj bu uygulamaların dayanıklı ve kalıcı bir hale getirilmesidir. Her an, her yerde ve her koşulda, akmadan, bozulmadan, uğraşmadan, makyajlı görünüm yerinde durur.

Öte yandan kirpik ve kaşları seyrek veya renksiz olanlar, düşük kaşlar, ince dudaklar, doğuştan veya sonradan dudaklarında şekil veya renk sorunu olan kişilerde, kalıcı makyaj görünümlerini büyük ölçüde düzeltir.

Kalıcı makyaj parlak ve yüzeysel görünen normal makyaja oranla daha doğal görünür. Bunun yanı sıra makyajı tazeleme, yenileme, ekleme gibi dertler ortadan kalktığı gibi zaman ve para tasarrufu da sağlar. Bu nedenle hemen herkese uygun olmasına rağmen, özellikle bu yöntemi kullanması tavsiye edilenler aşağıda liste halinde verilmiştir:

Kalıcı makyaj parlak ve yüzeysel görünen normal makyaja oranla daha doğal görünür. Bunun yanı sıra makyajı tazeleme, yenileme, ekleme gibi dertler ortadan kalktığı gibi zaman ve para tasarrufu da sağlar. Bu nedenle hemen herkese uygun olmasına rağmen, özellikle bu yöntemi kullanması tavsiye edilenler aşağıda liste halinde verilmiştir:

  • Zamanı kısıtlı, çalışan kadınlar,
  • Seyrek, çok açık renk ya da yarım kaşları olan kadınlar,
  • Hassas gözleri olan kadınlar,
  • Seyrek kirpikleri olan kadınlar,
  • Lens kullanan kadınlar,
  • Göz bozukluğu olan kadınlar,
  • Kozmetik ürünlerine alerjisi olan kadınlar,
  • Artrit hastalığı veya titreyen elleri olan kadınlar,
  • Genellikle stresli veya ağır işleri olan kadınlar,
  • Atletler, sporcular,
  • Profesyonel hayatta sürekli iyi görünmek zorunda olanlar,
  • Hastalık, kemoterapi gibi tedavilerden sorunları olan kadınlar,
  • Yüzlerinde bulunan asimetrik hatlardan kurtulmak isteyenler,
  • Dağılmayan makyajın avantajını kullanmak isteyen kadınlar.

Yaptırdığınız Kalıcı makyaj, cilt tipinize ve yapılan uygulamaya bağlı olarak 2 – 5 sene kalıcılığa sahiptir. Kalıcı makyajınızın tüm bu süre boyunca doğal ve estetik görünümünü koruması ve size kattığı güzelliği sürdürmesi birazda size bağlıdır. Bu nedenle kalıcı makyaj uygulaması sonrası ve bakımı ile ilgili bilmeniz gereken konuları özetlemek gerekirse;

Rengin oturması: Kalıcı makyajın cilt içinde tam olarak olgunlaşması iki hafta kadar sürer. İyileşme sürecinde, cilt üzerinde yeni bir deri tabakası oluşacağı için, özellikle dudaklarda renk solgun görünebilir. Bu geçici durum yanıltıcı olabilir ve hasta kalıcı makyajın başarılı olmadığını düşünebilir. Kaş ve eyeliner uygulamasında ise tam tersi olabilir. Yani kalıcı makyajın yapıldığı ilk gün ve onu takip eden birkaç gün süreyle renk çok koyu görünebilir. Çünkü pigment cilt içinde okside olarak koyu bir renk alır. Bu da geçicidir. 15 gün ile 1 ay arasında bir süre içinde renk istenilen haline kavuşur.

Komplikasyon olasılığı: Kalıcı makyaj steril şartlarda ve bilinçli bir şekilde yapıldığı takdirde hiçbir riski yoktur. Uygulama temiz ve iyi aydınlatılmış bir ortamda, steril iğneler ve pigmentlerle, deneyimli bir uzman tarafından yapılmalıdır. Açık renkli, hassas veya kılcal damarları yüzeyde olan ciltlerde, hafif kanama görülebilir ama hemen geçer. Bu nedenle aspirin veya benzeri kanı sulandıran ilaçların, kalıcı makyajdan birkaç gün önce kesilmesi daha uygun olur.

Kızarıklık ve yanma: Uygulamadan sonra; hafif bir yanma hissi, geçici bir kızarıklık veya hafif şişkinlik görülebilir. Bu tepkiler doğaldır. Buzla kompres yapılarak kısa sürede geçirilir.

Pigment kabukları: Kalıcı makyaj uygulamasından sonraki 1 – 2 gün içinde, işlem yapılan bölgede pigment kabukları oluşur. Bunlar genellikle gözle fark edilmez ama elle hissedilebilir. Bu kabuklar bir hafta içinde kendi kendine dökülür. Kabuklar elle kopartılırsa renk boşluklarına neden olur.

Su ile temas: Kalıcı makyaj yapılan yerlere kısa bir süre için su değdirilmemesi gerekir. Bu süre cilt tipine bağlı olarak değişir. İki hafta kadar sauna, hamam gibi sıcak ve buharlı ortamlardan uzak durulur.

Güneş ve solaryum: Yanan cilt soyularak yenilenince pigmentlerin kalıcılık süresi kısalır. Ayrıca güneş ve solaryum, pigmentlerin renklerinde koyulaşmaya sebep olabilmektedir. Bu nedenle, kalıcı makyaj uygulanan bölgelere yüksek koruma faktörlü krem sürmeden, güneşe çıkılmamalı ve ilk bir ay boyunca solaryum kullanılmamalıdır.

Kalıcı makyaj yaptırmaya karar verdiniz! Sonucun istediğiniz gibi olması, kalıcı makyajınızın uzun yıllar doğal ve estetik görünümüyle, güzelliğinize güzellik katması için, işlem öncesinde mutlaka dikkat etmeniz gereken önemli hususlar vardır. Bunlara dikkat etmeden yapacağınız seçimler ve yaptıracağınız kalıcı makyaj uygulaması tam tersi sonuçlar doğurarak yıllarca mutsuz olmanıza sebep olabilir.

Kalıcı makyaj uygulaması öncesinde gözden kaçırmamanız gereken hususlar şunlardır.

  1. Kalıcı makyaj uzman estetisyenler tarafından yapılan bir işlem olmakla birlikte, işlemin doktor kontrolü ve gözetiminde yapılması sizin güvenliğiniz açısından önemlidir.
  2. Kalıcı makyaj yapacak uzmanla birlikte, saç, ten ve göz renginizi de dikkate alarak uygulanacak renkler ve renk karışımları üzerinde mutlaka mutabık olmanız gereklidir. Özellikle cilt renginizi dikkate alarak uygulanacak karışımların hazırlanması, renklerin kısa sürede kızarması, koyulaşması ya da istenmeyen renklere dönüşmesini önler. Uygulamayı yapacak kişinin özellikle bu konudaki tecrübe ve uzmanlığından emin olmalısınız.
  3. Kalıcı makyaj işlemi öncesinde, örnek resimler üzerinden değişik kaş şekilleri arasında seçim yapıla bilir. Ancak mutlaka, aynı uzman tarafından sizden önce yapılmış olan uygulamalardan birkaçını canlı olarak görmeyi isteyin. Bildiğimiz gibi artık teknoloji, resimler üzerinde çok çeşitli düzeltmeler yapılmasına müsaade etmektedir. Canlı örnekler görmek, uygulama sonrasında hayal kırıklığına uğramanızı önler.
  4. Uygulamada kullanılacak cihaz ve boyaları kontrol edin. Özellikle vücut dövmesi amacıyla kullanılan cihaz ve boyalar, kalıcı makyaj cihaz ve boyalarından oldukça farklıdır. Dövme cihazları doğal olarak kullanılan boyaları daha derine bırakır, ayrıca dövme işleminde kullanılan boyalar inorganik içerikleriyle daha uzun süre kalıcılığa sahiptir. Daha derine yerleştirilen, ömür boyu kalıcı inorganik boyalar ile doğal renk ve şekilde, estetik açıdan başarılı kalıcı makyaj işlemleri gerçekleştirmek imkansızdır.
  5. Eğer sık sık uçuk çıkaran biriyseniz, bunu belirtin. İşlem öncesi size önerilecek ilacı gerekli süre kullanmanız, kalıcı makyaj işlemi sonrası uçuk çıkmasını önleyerek rahat bir iyileşme dönemi geçirmenizi ve işlemin başarılı olmasını sağlayacaktır.

Kalıcı makyaj işlemi sonrasında öncelikle, kalıcı makyaj uygulanan bölgeye antibiyotikli pomadlar sürülerek olası bir enfeksiyona karşı önlem alınması gerekir. Daha sonra soğuk kompresler uygulanarak oluşabilecek hafif ödeme karşı önlem alınmalıdır.

Bu aşamadan sonra, kalıcı makyaj yapılan kişiye evde yapacağı bakımlar anlatılır.

Kalıcı makyaj sonrası ilk bir hafta oldukça önemlidir. Bu zaman zarfında, ilk 3 gün sabah – akşam, günde 2 kez antibiyotikli bir pomad sürülür. Pomadın fazlasının temiz bir kağıt mendil ile alınması önerilir. Çünkü gereğinden fazla kullanılan pomad, kalın bir kurut tabakası oluşur ve rahatsızlığa neden olur.

Ayrıca ilk 3 gün aralıklarla uygulanacak soğuk kompresler, özellikle dudak kontürü yapılan kişilerde oluşabilecek ödemi engeller.

Kalıcı makyaj sonrası ilk bir hafta bu bölgelere mümkün olduğunca az su değdirilmelidir.

İlk hafta mikropigmentasyona bağlı az miktarda kabuklanmalar oluşur. Bu kabuklanmalar kesinlikle koparılmamalıdır, kendiliğinden düşecek olan bu belli belirsiz kabuklar koparılırsa, beraberlerinde o bölgedeki pigmentlerde cilt dışına atılmış olur. Yapılan kalıcı makyajda boşluklar oluşmaması için buna özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir.

İlk bir ay boyunca, aşırı güneşe maruz kalmak ve solaryuma girmek kesinlikle yasaktır. Güneş ve solaryum, erken dönemde pigmentlerin koyulaşmasına neden olmakta ve bu da kalıcı makyajınızın kalıcı olarak koyu renkte görünmesine yol açmaktadır.

Nadiren karşılaşabileceğiniz beklenmedik bir durumda mutlaka uygulamayı yapan merkez ya da uzmanla bağlantıya geçiniz.

Kalıcı makyaj işlemi sonrasında öncelikle, kalıcı makyaj uygulanan bölgeye antibiyotikli pomadlar sürülerek olası bir enfeksiyona karşı önlem alınması gerekir. Daha sonra soğuk kompresler uygulanarak oluşabilecek hafif ödeme karşı önlem alınmalıdır.

Bu aşamadan sonra, kalıcı makyaj yapılan kişiye evde yapacağı bakımlar anlatılır.

Kalıcı makyaj sonrası ilk bir hafta oldukça önemlidir. Bu zaman zarfında, ilk 3 gün sabah – akşam, günde 2 kez antibiyotikli bir pomad sürülür. Pomadın fazlasının temiz bir kağıt mendil ile alınması önerilir. Çünkü gereğinden fazla kullanılan pomad, kalın bir kurut tabakası oluşur ve rahatsızlığa neden olur.

Ayrıca ilk 3 gün aralıklarla uygulanacak soğuk kompresler, özellikle dudak kontürü yapılan kişilerde oluşabilecek ödemi engeller.

Kalıcı makyaj sonrası ilk bir hafta bu bölgelere mümkün olduğunca az su değdirilmelidir.

İlk hafta mikropigmentasyona bağlı az miktarda kabuklanmalar oluşur. Bu kabuklanmalar kesinlikle koparılmamalıdır, kendiliğinden düşecek olan bu belli belirsiz kabuklar koparılırsa, beraberlerinde o bölgedeki pigmentlerde cilt dışına atılmış olur. Yapılan kalıcı makyajda boşluklar oluşmaması için buna özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir.

İlk bir ay boyunca, aşırı güneşe maruz kalmak ve solaryuma girmek kesinlikle yasaktır. Güneş ve solaryum, erken dönemde pigmentlerin koyulaşmasına neden olmakta ve bu da kalıcı makyajınızın kalıcı olarak koyu renkte görünmesine yol açmaktadır.

Nadiren karşılaşabileceğiniz beklenmedik bir durumda mutlaka uygulamayı yapan merkez ya da uzmanla bağlantıya geçiniz.

Kalıcı makyaj uygulamalarında, uygulamayı yapacak olan uzmanın tecrübesi en önemli unsurdur.

Her ne kadar kullanılan cihazların ya da pigmentlerin markaları değişse de, temel olarak teknikler hemen hemen aynıdır. Uygulamalar arasındaki farkı uzmanın tecrübesi yaratır.

Tecrübeli bir uzman, yapacağı işlemin öneminin farkındadır, olası kötü sonuçlar için önceden tedbirleri alır, neleri yapması ya da yapmaması gerektiği konusunda bilinçlidir, anatomik oranlar ve renk bilgisi sayesinde kendisinden istenilenleri eksiksiz bir şekilde gerçekleştirebilir.

Size düşen, kalıcı makyaj yaptırmayı düşündüğünüz uzmanı iyi tanımaya çalışmak, size gösterilecek uygulama resimlerini incelerken bu resimlerin çeşitli programlar yardımıyla rötuşlanmış olabileceğini aklınızdan çıkarmamak, mümkünse daha önce uygulama yapılmış bir veya birkaç örneği canlı olarak görmek, uygulamanın yapılacağı ortamın hijyen koşullarını dikkatlice kontrol etmek ve kullanılacak iğnelerin tek kullanımlık olmasını ısrarla talep etmektir.

Kalıcı makyaj uygulamasında kullanılacak pigmentlerin organik olması gerekmektedir. Bu sayede doğal görünümlü, pastel renklerde ve sağlıklı uygulamalar yaptırabilirsiniz. Kullanılacak pigmenti parmağınızın ucuna aldığınızda, akan suyun altında kendiliğinden tamamen temizleniyorsa o zaman organik olduğunu düşünebilirsiniz. Aksi halde inorganik, sentetik pigmentler hem doğal görünümden uzaktır hemde zamanla renk değiştirebilir ve sizi ömür boyu kötü bir görünüme mahkum edebilir.

Doğal Dudak Kontürü uygulaması ile, dudaklarınıza yeniden şekil verebilir ve ruj akma ya da silinmesi gibi problemlere çözüm bulabilirsiniz. Doğal dudak rengi tonlarından başlayıp, en moda dudak rengi tonlarına kadar uzanan geniş bir yelpaze içinden kendinize en uygun rengi seçmekte özgürsünüz.

Doğal Dudak Kontürü;

  1. Asimetrik ya da şekil bozukluğu olan dudaklara
  2. Dudakları ince olan ve kalınlaştırmak isteyenlere
  3. İlerleyen yaşla birlikte dudak rengi solmuş ve dudak sınırları artık belirgin olmayan hanımlara
  4. Kaza, hastalık ya da sık tekrarlayan uçuklara bağlı olarak deforme olmuş dudak kontörlerinin düzeltilmesinde
  5. Ruj kullanmayı sevmeyen ya da alerjisi olanlara
  6. Her an dudaklarının canlı ve doğal bir renkte görünmesini isteyenlere son derece uygun bir çözümdür.

Dudak konturu uygulamasında renk seçimini takiben, öncelikle dudak çizginiz belirgin hale getirilir. Bunu takiben tüm dudağınıza tonlama yapılarak, seçtiğiniz renk tüm dudağınıza uygulanır. Bu sayede sınırları belirgin, daha canlı ve dolgun görünümdeki dudaklara sahip olursunuz.

Uygulama tamalandığında, harika görünümlü dolgun dudaklarınıza kavuştuktan sonra artık ruj kullanmanıza gerek kalmaz. Yataktan kalktığınızda, duştan ya da havuzdan çıktığınızda, yemek yedikten hatta öpüştükten sonra dahi dudaklarınız kusursuz görünümlerini koruyor olacaklar.

Doğal Dudak Kontürü uygulaması ile, dudaklarınıza yeniden şekil verebilir ve ruj akma ya da silinmesi gibi problemlere çözüm bulabilirsiniz. Doğal dudak rengi tonlarından başlayıp, en moda dudak rengi tonlarına kadar uzanan geniş bir yelpaze içinden kendinize en uygun rengi seçmekte özgürsünüz.

Doğal Dudak Kontürü;

  1. Asimetrik ya da şekil bozukluğu olan dudaklara
  2. Dudakları ince olan ve kalınlaştırmak isteyenlere
  3. İlerleyen yaşla birlikte dudak rengi solmuş ve dudak sınırları artık belirgin olmayan hanımlara
  4. Kaza, hastalık ya da sık tekrarlayan uçuklara bağlı olarak deforme olmuş dudak kontörlerinin düzeltilmesinde
  5. Ruj kullanmayı sevmeyen ya da alerjisi olanlara
  6. Her an dudaklarının canlı ve doğal bir renkte görünmesini isteyenlere son derece uygun bir çözümdür.

Dudak konturu uygulamasında renk seçimini takiben, öncelikle dudak çizginiz belirgin hale getirilir. Bunu takiben tüm dudağınıza tonlama yapılarak, seçtiğiniz renk tüm dudağınıza uygulanır. Bu sayede sınırları belirgin, daha canlı ve dolgun görünümdeki dudaklara sahip olursunuz.

Uygulama tamalandığında, harika görünümlü dolgun dudaklarınıza kavuştuktan sonra artık ruj kullanmanıza gerek kalmaz. Yataktan kalktığınızda, duştan ya da havuzdan çıktığınızda, yemek yedikten hatta öpüştükten sonra dahi dudaklarınız kusursuz görünümlerini koruyor olacaklar.