Leyla İnanır Güzellik Merkezi

Anestol Pomad Krem Nedir, Ne İşe Yarar? 

Son zamanlarda adı kadınlar arasında da sıkça kullanılmaya başlayan anestol pomad eczanelerde satılan lokal anestezikler ve antiprutikler (kaşıntı önleyen)  grubu arasında yer alır. Lokal olarak uygulanan bölgede uyuşma sağlayan  bu ilaç alüminyum tüpler içinde raflarda bulunmaktadır. Anestol pomad doktorlar tarafından reçete edilir. Kullanımı çok basittir. Doktor tarafından reçete edilmesi gerektiğinden, reçete edilmeden alındığında faydaları olduğu gibi yan etkileri ile de  karşı karşıya kalınabilir. Deri ve mukozanın yüzeysel yanıkları, deride çeşitli nedenlere bağlı kaşıntıların giderilmesi için kullanılır. Çatlakların giderilmesi için kullanılabilir. Günümüzde kadınlar tarafından ağda öncesinde veya epilasyon sonrasında acıyı azaltmak için kullanılabiliyor. Kuaförde kaş bıyık alımı acısına dayanamayan kadınların  anestol pomad krem kullanıp acıyı azaltmaya çalışıldığı da biliniyor. 

Anestol Pomad Krem Faydaları 

Anestol krem güneş yanıkları sonrasında güneş yanıklarının verdiği acıyı en aza indirmek için kullanılabilir. Genel olarak, deri ve mukozası yüzeysel yanıkları, çatlakların ağrıları, soluk borusu içine tüp yerleştirilmesi işlemi sırasında olarak kullanılır.  Basur gibi rahatsızlığa sahip insanların acıyı azaltmak için kullandıkları da biliyor. Kadınların özellikle tercih ettiği anestol pomad  krem epilasyonlarda acı fazla olduğundan çokça kullanılmaktadır. Kulak deldirme operasyonlarındaki acıyı azaltmak için bölgenin uyuşturulmasında kullanılabilir. Ayrıca anestol pomad silverdin krem ile karıştırılınca acıyı ve ağrıyı hafifletmeye destek olduğu biliniyor. Uzman bir hekime danışmadan anestol pomad krem kullanmamakta fayda vardır.

Anestol Pomad Nasıl Kullanılır?    

Anestol pomad mutlaka doktor tarafından reçete edilmelidir. Gün içerisinde iki veya üç kez kullanılabilir. Deri üzerine bir miktar kremden sürülür ve  cildin çekmesi için deri üzerinde yayılır. Gün içinde kullanımı 20 gramdan fazla olmamalıdır. Krem kullanmadan önce kremi sürece yerin temiz olması gerekmektedir. Steril edilmiş bölgeye kremi sürüp ciltte tamamının emmesi beklenir. 5 dakika içerisinde etkisini göstermeye başlayacaktır. Sürüldükten sonra etkisi 2-3 saat kadar sürebilir.  İçerisinde metil paraben, profil paraben, polietilen glikoz 1500, polietilen glikoz 6000, propilen glikol maddeleri vardır.  Faydaları  olduğu kadar yan etkileri de vardır. Kullandıktan sonra titreme, baş dönmesi, kızarıklık, tahriş ve görme bozukluğu gibi hassasiyetler gözlemlendiğinde mutlaka bir uzmana görünmek gerekir.  

Akraba Olan Ünlüler

Akrabalık ilişkisi geçmişten günümüze uzun yıllardır sürmekte olan bir bağdır. Ünlü insanlar arasında da bu bağ vardır ve yeri geldiğinde iki ünlü isim bile akraba çıkabilmektedir. Bu insanların bir kısmının akrabalık bağları kuvvetli iken bir kısmının ki o kadar kuvvetli değildir. Akraba olan ünlüler bu akrabalık bağlarını gerek iş için gerekse sosyal anlamda kullanabilmekte ve bundan da oldukça fazla fayda görebilmektedir. Akraba olan ünlüler listesi oldukça fazladır lakin bu listede bulunun birkaç isim daha fazla öne çıkmaktadır. Bu isimler gerek başarılarıyla gerek akrabalık ilişkileriyle oldukça ses getirmişlerdir.

Şener Şen ve İnci Şen Akrabamı

 Yeşilçam sinemasının usta ve saygın oyuncularından biri olan Şener Şen pek çok Türk filminde oynayarak Türkiye’de büyük ün kazanmıştır. Usta oyuncunun babası da oyuncudur ve Hercai dizisiyle tanınan fakat bundan önce de pek çok dizide rol almış olan kız kardeşi İnci Şen de bu cemiyete adımını atıp oyuncu olmuştur. Abi ve kardeş olarak adlarını duyurup oyunculuk yapan başarılı ikili popüler olduğu dönemlerde oldukça konuşulmuş ve İnci Şen’in usta oyuncu Şener Şen’in kız kardeşi oluşu onun ününe ün katmıştır.

Rıza Kocaoğlu ve Gözde Kocaoğlu Akrabamı

Rıza Kocaoğlu adlı ünlü oyuncu oynadığı Çukur, İçerde ve Kuzey Güney adlı dizilerle oldukça popüler olmuştur. Lakin Rıza Kocaoğlu ailesinin tek oyuncusu değildir ve kız kardeşi Gizde Kocaoğlu ’da ünlü oyuncular camiasında yer almaktadır. Aralarında 6 yaş bulunan abi ve kardeş her ne kadar medya önüne ve cemiyete birlikte çok çıkmasalar da araları iyidir ve ikisi de film-dizi sektöründeki başarılı girişimlerine devam etmektedirler.

Suna Yıldızoğlu ve Yasemin Allen Akrabamı

Pek çok televizyon şovu ve filmlerde yer alan Suna Yıldızoğlu 20 yıl öncesinin oldukça popüler olan oyuncularından biriydi. Dudley Allen adlı yabancı uyruklu biriyle evlenen Suna Yıldızoğlu kızı Yasemin Allen’i dünyaya getirdi. Yasemin Allen de tıpkı annesi gibi büyüyünce onun izinden gitti ve Türk sinema-dizi sektörünün ünlü ve güzel oyuncularından biri oldu. Anne kız halen popülerliğini sürdürmektedir.

Bağışıklık Sistemi Nedir, Nasıl Güçlendirilir?

Bağışıklık sistemi, her dönemde insanlar için önemli olmuştur. Çünkü bağışıklık sistemi, insanları çeşitli hastalıklardan koruyan ve güçlü olduğunda pek çok hastalığa yakalanılmamasına ya da hafif atlatılmasına neden olmaktadır. Günümüzde yaşanan salgın nedeni ile bağışıklık sisteminin önemi daha fazla öne çıkmakta ve insanlar da kendilerini yaşanan salgından koruyabilmek adına bağışıklık sistemlerini güçlendirmek için uğraş vermektedir.

Bağışıklık Sistemi Nedir?

Proteinler, organlar, hücreler ve dokulardan meydana gelen bağışıklık sistemi, bir hastalığa ya da enfeksiyona neden olan virüsler ya da bakteriler gibi patojenler ile savaşmakta olan bedensel süreçleri gerçekleştirmektedir. Bir patojen ile temas eden bağışıklık sistemi, bağışıklık tepkisini tetiklemekte ve patojenler üzerinde bulunan antijenlere yapışarak, onları öldürecek olan antikorları serbest bırakmaktadır. İnsan vücudunu hastalıklara karşı korumakta olan güçlü bir savunma sistemi olan bağışıklık sistemi, ancak güçlü olması halinde hastalıklar ile savaşabilmektedir.

Güçlü Bir Bağışıklık Sistemine Sahip Olmak İçin

Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak için çeşitli yiyeceklerin ya da içeceklerin tüketilmesi gerektiği düşüncesi tam anlamıyla doğru değildir. Bazı yiyecek ve içeceklerin bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla tüketilmesi gerekmesinin yanı sıra tüm sağlık kurallarına dikkat edilmesi gerekmektedir. Öncelikle yeterli uyku düzenine sahip olmak, sigara içmemek, stres faktörlerini en aza indirgemek, sağlıklı kilo oranını korumak ve genel hijyen kurallarına uyguluyor olmak bağışıklık sistemini güçlendirmek açısından son derece önemlidir.

Güçlü Bir Bağışıklık Sistemi İçin Tüketilmesi Gereken Gıdalar Bazı gıdalar vardır ki, güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olabilmek için tüketilmesi oldukça önemlidir. Öncelikle bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyenler mutlaka günlük su tüketimine özen göstermeli ve ayrıca günlük beş porsiyon olacak şekilde meyve ve sebze tüketmeye özen göstermelidir. Çünkü meyve ve sebzeler, içerdikleri vitaminler, mineraller ve antioksidanlar sayesinde bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlamaktadır. Özellikle C vitamini açısından son derece zengin olan kuşburnu, kivi, enginar, limon, portakal, maydanoz, ve yeşil biber gibi gıdaları tüketmeye özen gösterilmelidir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyenler, doğal antibiyotik olarak da bilinen sarımsağı sofralarından ve yemeklerinden eksik etmemeli ve ayrıca probiyotik içeriğe sahip kefir ve yoğurt tüketmeye de mutlaka özen göstermelidir. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirmek için balık, zencefil, yulaf, yeşil çay, yaban mersini, zerdeçal, bitter çikolata, brokoli, beyaz üzüm, badem ve ay çekirdeği gibi gıdaları tüketmeye özen gösterilmesi gerekirken, bağırsak florasını bozması nedeni ile şeker tüketiminin de azaltılması gerekmektedir.

Evde Saç Bakımı Nasıl Yapılır?

Saçlarımız vücudumuzun en önemli parçasıdır. Özellikle bayanlar için saçlar çok önemlidir. Çok fazla işlem görülen saçlarda zamanla yıpranmalar, kırılmalar ve saç dökülmeleri olmaya başlar. Hamilelik dönemindeki hormonlar, saçları sık boyamak,  kuaförde birden fazla işlem görmesi bakımsız hale gelmesine sebep oluyor. Çok narin olan saçlar doğal bakımı yapılmadığı zaman saçlarımızda oluşan istenmeyen durumlar kaçınılmaz oluyor.

Saçlarınıza keratin bakımı yapabilir ya da evde doğal malzemelerle saç bakımınıza katkıda bulanabilirsiniz.  Banyodan çıkar çıkmaz saçlarınız taramayınız. Bu daha çok yıpranmasına ve zedelenmesine sebep olacaktır. Saç bakımı yaptığınız süre zarfında herhangi bir işlem yapmayınız. Saçlarınız en az 3 ay boyunca boya işlemi uygulamayın. Bunları uyguladıktan sonra saçlarınız daha doğal görünecektir.

Saç Bakımım Yaparken Nelere Dikkat Etmeliyiz

Saç bakımı için yapılacak maskeleri saçlarınıza masaj yaparak uygulayınız. Saçlarınızı tararken köklerden değil de önce uçtan daha sonra kökleri tarayınız. Bu sayede daha az dökülmeler ve kırılmalar olacaktır. Kreatin bakımını hafta bir kez uygulamanız saçlarınızdaki protein eksikliğini karşılamasına yardım eder.

Doğru kesin çözüm almak isterseniz saçlarınızın türüne göre yapmanız gerekir. Örneğin ince saçlarınız varsa Hindistan yağ maskesi yapmanız gerekir. Kuru saçlara sahipseniz maskeniz limon ve zeytinyağı karışımı ile yapılan maske yapmanız kesin sonuç verecektir. Saçlarınıza maske uyguladıktan sonra ılık su ile durulamanız saçlarınızın daha parlak ve canlı görülmesine sebep olacaktır.

Saç Bakımında Zeytinyağının Önemi

Saç bakımında kullanılan maskelerin ham maddesi olarak zeytinyağı kullanılır. Saçları besler ve yıpranmaları minimuma indirir. İnce saç tellerine sahipseniz zeytinyağı sayesinde saçlarınız daha gür ve güçlü olacaktır. Saçınızı besleyerek dökülmelerini azaltacaktır. Kepekli saçlardan şikâyetçi iseniz zeytinyağı deriyi besleyerek kepek oluşmasını engeller.

Kepeğe sebep olan mikroorganizmaları öldürür. Böylelikle daha temiz ve hacimli saçlarınız olacaktır. Saç köklerini besler. Kalın saç uçları şekil almaz. Zeytinyağı kullanıldığı zaman saçlarınızı isteğiniz şekle büründürebilirsiniz.  Saç uçlarını besleyerek saçlarınız her ay 2 milim uzar. Zeytinyağın saçlara uygulamadan önce saçlarınız temiz olması gerekir. Hindistan yağı ile saçlarınızı tarayın daha sonra zeytinyağı maskesi uygulayın.

Ketojenik Diyet Nedir, Nasıl Yapılır?

Hayatının bir döneminde herkes bir şekilde ama zayıflamak ama sağlık amacı ile fark etmeksizin bir diyet programı uygulamıştır. Diyetisyenler tarafından kişiye özel olarak düzenlenen diyet programlarının yanı sıra popüler olması sayesinde pek çok kişi tarafından uygulanmaya başlayan diyetler vardır ki bunlardan biri de ketojenik diyettir. Bir diyetten daha ziyade bir beslenme biçimi olan ketojenik diyet, günümüzde her ne kadar zayıflama amacı ile kullanılsa da bir zamanlar bazı hastalıkların tedavisini desteklemek amacıyla kullanılmaktaydı.

Ketojenik diyetin temeli, protein içeriğinin orta seviyede, yağ içerisinin yüksek seviyede ve karbonhidrat içeriğinin düşük seviyede olmasına dayanmaktadır. Ketojenik diyetin önemli bir unsuru ise devamlılığı yüksek olmayan ve uzun süreli olarak devam edilmemesi gereken bir beslenme biçimi olmasıdır.

Ketojenik Diyet Nedir?

Beslenme düzeninin oldukça büyük bir kısmının bitkisel yağlardan oluştuğu ve protein ile karbonhidrat kaynaklarının ise az olduğu beslenme türüne ketojenik diyet adı verilmektedir. Ketojenik diyetinin ana unsurunu vücudun dışarıdan alacağı karbonhidrat miktarını büyük oranda azaltmak oluşturmaktadır. Karbonhidrat alımının azaltılması ise vücutta ketoz adı verilen metabolik durum başlayarak, vücut enerji için yağ yakımı konusunda oldukça verimli hale gelir.

Bu sayede ise vücut ihtiyaç duyduğu enerjiyi karbonhidratlar yerine yağlardan karşılamaya başlar. Karbonhidratlar açısından son derece katı kuralları bulunan ketojenik diyette, undan imal edilebilen her türlü gıda yasak olduğu gibi şeker de yasaktır. Ancak mayonez, krema ve kaymak türü yağ kaynakları sıkça tüketilmektedir. Ketojenik diyetin amacı, vücudu ketoz durumuna sokmak ve bu sayede vücut depolarında bulunan yağların yakılmasını sağlamaktır. Ketojenik diyet, zor olduğu kadar riski bir diyet programı olması nedeni ile bir doktor kontrolünde uygulanmasında fayda vardır.

Ketojenik Diyet Nasıl Yapılır?

Bir beslenme şekli olan ketojenik diyetin içeriği ise içermekte olduğu protein, karbonhidrat ve yağ oranına göre değişmektedir. Ketojenik diyetin içerik hesaplamasında 1/1’den başlayarak 5/1’e kadar oranlar bulunmakta olup en sık tercih edileni ise 3/1 ile 4/1 oranıdır. Bu diyet içeriğinde protein ihtiyacı için kırmızı et, balık, beyaz et ve yumurta tüketimine izin verilmektedir.

Unlu gıdaların kesinlikle yasak olduğu ketojenik diyette, soğan, domates ve biber gibi düşük karbonhidratlı sebzelerin tüketimine izin verilmektedir. Ayrıca ketojenik diyette sızma zeytinyağı gibi sağlıklı bitkisel yağların tüketilmesi gerektiği gibi ay çekirdeği, ceviz, kabak çekirdeği, fındık ve badem gibi kuruyemişler de rahatlıkla tüketilebilmektedir.